Mart ayında iş dolayısıyla Berlin’e taşındım. Taşınma dolayısıyla da Ocak ayının ortalarında eşyalarımı satmaya karar verdim. Henüz ne zaman gideceğim o dönem belli değildi, ancak taşınmayı da kolaylaştırmak için epey eşyamı satabileceğimi ve bu vesileyle hem para kazanabileceğimi hem de kullanmadığım yükten kurtulacağımı düşünüyordum. Nitekim, öyle de oldu.

Ama öğrendiğim çok şey oldu. Daha önce hiç ikinci el ürün satmamıştım, dolayısıyla bu süreç bana çok şey kattı. Şimdi hızlıca notlarım üzerinden geçiyorum, uzatmıyorum.

1. Ne zaman satmaya başlamak lazım?

Sizde bu veya benzeri bir durumda eşyalarınızı satmaya karar verdiyseniz, çoktan geç kaldınız. Ürünlerinizi elden çıkarmaya karar verdiğiniz ve gözden çıkarttığınız an, Letgo ve Sahibinden’e hemen koyun. Zira ürünler ilk seferlerinde asla satmak istediğiniz değerinde satılmıyor, ancak zaman içinde kaldıkça o ürüne gerçekten ihtiyacı olan ve o fiyatı verebilen birisi kesin çıkıyor. Böylece gereksiz pazarlık ortadan kalkıyor. Bu noktada benim önerim en azından 2-3 ay beklemeniz. Muhtemelen bir ay içinde iyi bir alıcı çıkacaktır, ama uzun süre sonra satılan ürünlerim de oldu.

2. Pazarlık ile Başetmenin 80 Yolu

Pazarlık hayatımızın gerçeği, bu gerçeği reddetmeye gerek yok. Letgo ve Sahibinden’de aşağıdaki üç soruyu çok duyacaksınız;

  • Takas var mı?
  • Pazarlık ile son fiyat ne olur?
  • Bana ne olur?

Bana ne olur sorusu biraz uç, ama 10’dan fazla duyduğum için bana realite ötesi gelmiyor. Bu tip sorular çok olduğu ve pazarlık soranlar bunu almaya en azından diğer insanlara göre daha yakın olduklarından ötürü, benim önerim sizin satmayı düşündüğünüz fiyattan %10 yükseğe koymanız. Bunun iki sebebi var;

  • Muhtemelen ürünün ederinin altına fiyat biçiyorsunuz, kendi ürününüze o niyetle yaklaşmanız da sizin iyi niyetinizden kaynaklanıyor. Dolayısıyla internetteki fiyatları göz önünde bulundurarak fiyatlandırın, üstüne çıkmanızda da bir sorun yok.
  • Pazarlık için bir alan bırakın, karşı taraftaki kişi de satın alırken pazarlık ile indirim alma mutluluğunu yaşasın.

Dikkat! Fiyatta anlaştıktan sonra kesinlikle ve kesinlikle buluşmada pazarlık istemediğinizi keskin bir dille belirtin. Buluşmalarda yan çizen ve indirim çizen çok insan oluyor, boşu boşuna yorulduğunuzla kalıyorsunuz.

3. Ürün ile İlgili Detayları Vermemezlik Etmeyin

Ürün ile ilgili detayları açıklamada net şekilde belirtin, görsellere ekleyin. Hasar, boyut gibi konular bazen basit gözükse de, alıcı için çok soru işareti yaratabiliyor, ve de en kötüsü, bir pazarlık kozu verebiliyor. Ufacık şeyler dışında her şeyi belirttiğinizden kesinlikle emin olun.

4. Ürünlerinizi Birden Fazla Kanala Koyun

Ürünlerinizi tek kanala koymayın. Büyük ürünler olduğunda kargoyla uğraşmak istemiyorsanız tabi ki Sahibinden ve Letgo tek çözüm olacak, ama kargolayabileceğiniz ürünler varsa Gittigidiyor’a kesinlikle ekleyin. Burada şöyle noktaları belirmek gerek;

  • Gittigidiyor’da satış yapmak ücretsiz.
  • Maalesef satışta kategoriye göre %10’a kadar komisyon alabiliyor. Dolayısıyla bu maliyeti üstlenmemek adına siz o farkı ürün fiyatına yansıtarak koyabilirsiniz.
  • Bazı kategorilerdeki ürünleri Gittigidiyor da Google Ads üzerinden reklam vererek öne çıkartıyor. Elektronik ürünleriniz varsa epey yardımcısı olacaktır.
  • Kargo tarafında Gittigidiyor kod ile çok ucuz kargo imkanı sunuyor. Yurtiçi Kargo’nun eve gelip kargo teslim almasını da göz önünde bulundurursak, epey rahat bir opsiyon diyebiliriz.
  • Ödemeniz 1-2 hafta içinde otomatik olarak hesabınıza aktarılıyor.

5. İnsanların İnsan Olduğunu Unutmamak

Hakaret etmek doğru değil, ancak satış yapan kişilerin çoğunluğu kaba saba iletişim kuruyorlar ve iletişimleri kopuk. Almayı düşünen insanların çoğu sizi sık sık dolandırmaya çalışsalar da (bir sonraki maddeye göz atın), iyi niyetli ve uygun fiyatlı satın almaya çalışan insan da çok fazla var. Dolayısıyla bir nebze olsun empatiyi elden bırakmamak lazım.

6. Dünya Yalan Söylüyor

Ev eşyası ya da beyaz eşya satacaksanız, muhtemelen Letgo’da mesaj kutunuz yalanlarla dolup taşacak. Sattığım 300TL’lik bir eşyayı arkadaşının evi yandığı için eşya alacak olan kişinin 30TL’ye almaya çalışması, ya da 80TL’lik bir sandalyeyi pazarlıkla 10TL’ye alabileceğini sanan duygusal manipülatörler maalesef Letgo’da fink atıyor.

Bu noktada önerim, gerçekten yardım etmeye sıcak bakıyorsanız kanıt istemeniz (bunda günümüzde maalesef abes bir durum yok) ya da konuşmalara cevap vermeyerek kişileri bloklamanız. Maalesef bu durum çok yaygın ve biraz empati sahibi bir insansanız zaten çok kötü hissediyorsunuz bu tip mesajlar görünce, hele de şu anki ekonomik durumu düşündüğünüzde.

Özetleyecek olursam…

  • Kullanmadığınız ürünleri aktif olarak mağazanıza koymaya hemen başlayın.
  • Fiyatlama yaparken duygusal olmayın, ederi neyse onun biraz üstüne koyun.
  • Tek platforma değil, tüm platformlara ekleyin.
  • Ürün sorunlarını ve detaylarını detaylıca paylaşın.
  • Satın alan kişilerle biraz da olsa empati kurmayı eksik etmeyin.
  • Empatinin cılkı çıkmasın, dolandırıcılara prim vermeyin.

İçeriği Mor ve Ötesi‘nin 2004 yılında çıkmış, Türk Rock’ının en muhteşem albümlerinden olan Dünya Yalan Söylüyor‘dan müthiş bir şarkıyla bitirelim.

Published by Çağlar

Entrepreneur, marketing professional. Seeking new adventures.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.